
Asım ÇAVDAR/TRABZON-BHA
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki olarak, CHP Vakfıkebir İlçe Başkanlığı tarafından destek yürüyüşü düzenlendi.
Vakfıkebir ilçesinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasına tepki göstermek amacıyla CHP Vakfıkebir İlçe Başkanlığı tarafından bir destek yürüyüşü düzenlendi.
Kemaliye Mahallesi Kavşağından başlayan yürüyüş 14 Şubat Kurtuluş Caddesi boyunca devam ederek, Tarihi Şadırvan önünde son buldu. Burada İlçe Başkanı Olcay Bahadır ve İl Başkanı Mustafa Bak açıklamalarda bulunuldular. Etkinliğe, CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, CHP Vakfıkebir İlçe Başkanı Olcay Bahadır ve çok sayıda vatandaş katıldı.
“BUGÜN KARŞIMIZDA AÇIK BİR DARBE GİRİŞİMİ VAR!”
CHP Vakfıkebir İlçe Başkanı Olcay Bahadır yaptığı açıklamada; Değerli demokrasi neferleri, 110 yıl önce Çanakkale'de emperyalizme geçit vermeyen, vatanı uğruna canını ortaya koyan, bağımsızlık ateşini yakan, boyunduruk kabul etmeyen Kuvayı Milliye ruhunun mirasçıları, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün onurlu mücadelesini sürdüren değerli vatandaşlar; Bugün burada sadece bir kişiye değil, milletin iradesine, demokrasiye ve hukuka sahip çıkmak için toplandık! Bugün burada Ekrem İmamoğlu’nun şahsında halkın iradesine, milyonların umuduna vurulmaya çalışılan darbeye karşı dimdik durduğumuzu haykırmak için toplandık! Bugün karşımızda açık bir darbe girişimi var! Sandıkta yenemediklerini, kirli oyunlarla devirmeye çalışan bir anlayış var! Ekrem İmamoğlu'na siyaseten diz çöktüremeyenler, şimdi onu kumpaslarla, sahte davalarla, hukuk dışı kararlarla susturmaya çalışıyor! Bu hukuksuzluk, bu rezillik yalnızca Ekrem İmamoğlu’na değil, bu ülkenin demokrasiye inanan tüm insanlarına yapılmaktadır! Seçimle gelen, milletin oylarıyla gelen bir belediye başkanını yargı sopasıyla devirmek isteyenlere karşı buradayız! Yargıyı bir silah gibi kullanarak Ekrem İmamoğlu’nu tutuklayanlar, adaleti katletmiş, hukuku ayaklar altına almış ve millet iradesine darbe vurmuştur! Bu karar, sadece bir kişiye değil, Türkiye’de hukuk, demokrasi ve özgürlük isteyen milyonlara yapılmış bir saldırıdır. Bu kanunsuzluk, vicdanlarda derin yaralar açarken, iktidarın adaletten, ahlaktan ve insanlıktan ne kadar uzaklaştığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Ancak unutulmasın ki, hiçbir baskı sonsuza kadar sürmez! Bu halk, hukuksuzluğa boyun eğmez ve adaletin er ya da geç tecelli etmesini sağlar!
APO’YA “KURUCU ÖNDER” DİYENLER
Apo’ya “Kurucu Önder” diyenler yargılanmazken, Ekrem İmamoğlu’na “suç örgütü üyesi” dediler! Sözde Kürdistan bayrakları ile Nevruz kutlamalarına izin verenler, Türk bayrağı taşıyanlara biber gazı sıktılar! Ama asıl mesele belli! Biliyorlar ki Ekrem İmamoğlu halkın adamı! Biliyorlar ki Ekrem İmamoğlu’nu sandıkta yenemezler. Biliyorlar ki Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı olursa, saray düzeni yıkılacak! O yüzden sandıkta baş edemediklerini masada devirmeye çalışıyorlar! Bu, siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçecek! Ancak unutmasınlar: Bu millet unutmaz! Bu millet 31 Mart’ta yapılan haksızlığa nasıl tokat gibi cevap verdiyse, bugün de aynısını yapacaktır! Ekrem İmamoğlu, sadece Trabzon’un değil, Türkiye’nin evladıdır! Ekrem İmamoğlu’na diz çöktüremeyecekler. Baskıyla, tehditle, kumpasla susturamayacaklar! Bize “İstanbul’u kazanamazsınız” dediler, kazandık! Bize “Seni tekrar seçtirmeyiz” dediler, öyle bir kazandık ki tarih yazdık! Ve şimdi diyorlar ki, "Ekrem İmamoğlu’nu siyaset sahnesinden sileceğiz!” İşte orada durun! Çünkü bu millet iradesine sahip çıkar! Çünkü bu millet sandıkta cevabını verir! Çünkü bu millet, iradesine vurulmak istenen kelepçeyi kendi elleriyle söker atar!
TARİH, MİLLETİN İRADESİNE KARŞI DURANLARI UNUTMAZ!
Tarih, milletin iradesine karşı duranları unutmaz! Tarih, milletin seçtiği liderleri kumpaslarla devirmeye çalışanları affetmez! Ve tarih, bugün burada dimdik duranları yazacaktır! Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, tam 98 yıl önce kaleme aldığı Gençliğe Hitabe’de, bugün yaşananları adeta önceden görmüşçesine öyle güzel özetlemiş ki…Konuşmamı Atamızın o ölümsüz hitabesiyle bitirmek istiyorum. Memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. Diyerek sözlerini tamamladı. Yürüyüş kunuşmaların ardından sona erdi.
